Abrasyon (Aşınma)
Bir kauçuk yüzeyin sürtünme, temas veya mekanik etkiler sonucu zamanla malzeme kaybetmesidir.
Bir kauçuk yüzeyin sürtünme, temas veya mekanik etkiler sonucu zamanla malzeme kaybetmesidir.
Kauçuğun aşınmaya karşı gösterdiği dayanıklılık seviyesidir.
Sürekli yük altında kalan kauçuk malzemenin zaman içerisinde şekil değiştirmesi durumudur.
Gaz veya sıvı halde bulunan ve hareket edebilen maddelerin genel ismidir.
Standart koşullar altında materyalin yanmaya karşı gösterdiği dayanımdır.
Eşit hacimdeki saf anilin ile yağın birbiri içinde tamamen çözüldüğü en düşük sıcaklıktır.
Kauçuğun oksijen nedeniyle yaşlanmasını geciktiren katkı maddeleridir.
Ozonun neden olduğu yüzey çatlaklarını önlemek amacıyla kullanılan koruyucu kimyasallardır.
Kauçuğun asitlerin etkilerine karşı gösterdiği dirençtir.
UV ışınları, ozon, nem, sıcaklık değişimleri ve hava kirliliği gibi dış etkenlere karşı gösterilen dirençtir.
Optimumdan daha az pişme derecesidir; yapışkanlık, pişme hızındaki yavaşlık ve fiziksel özelliklerdeki düşüklük bunun göstergesidir.
Sabit sıcaklıkta havada bulunan su buharı miktarının oranıdır.
Kauçuk hamurunun dolgu maddeleri ve kimyasallarla homojen biçimde karıştırıldığı endüstriyel karıştırma ekipmanıdır.
Orijinal kesitin her birim alanına uygulanan baskı veya kuvvettir.
Kauçuk karışımının yüksek basınç altında kalıp içerisine yerleştirilerek şekillendirilmesi işlemidir.
Kapalı bir kapta, belirli bir sıcaklıktaki sıvı veya katı tarafından uygulanabilen maksimum basınçtır.
Kauçuğun burulmaya ve bükülmeye karşı dayanma yeteneğidir.
Gaz geçirgenliği oldukça düşük olan sentetik kauçuk türüdür; iç lastik ve sızdırmazlık uygulamalarında kullanılır.
İki yüzey arasında sıvı, gaz veya basınç kaçaklarını önlemek amacıyla kullanılan sızdırmazlık elemanıdır.
Vulkanizasyon sırasında polimer zincirleri arasında oluşan kimyasal bağlardır.
Bir kauçuk numunesinin kopmadan önce dayanabildiği maksimum kuvvettir.
Aşırı gerilme, ozon etkisi veya yaşlanma sonucu yüzeyde oluşan yarıklardır.
Kauçuk ağacından elde edilen; yüksek elastikiyet, çekme dayanımı ve aşınma direnci gösteren elastomer türüdür.
Kauçuğun sertliğini ölçen alet; yüzeydeki çentik noktasına nüfuz etme direncini ölçer.
Kauçuk ürününün çatlamadan eğilme, bükülme ve esneme yeteneğidir.
Kauçuk malzemenin belirli kesitlerde bir kalıptan geçirilerek şekillendirilmesidir.
Deforme olduktan sonra eski formuna geri dönebilen polimer malzemelerin genel ismidir.
Bir maddenin (sıvı, gaz veya buhar) başka bir maddenin içine karışmasıyla oluşan fiziksel işleyiştir.
Isıtılmış kauçuğun veya plastiğin kalıp oyuğuna basınçla enjekte edilerek şekillendirildiği kalıplama yöntemidir.
Etilen Propilen Dien Monomer esaslı; ozon ve UV dayanımı yüksek, su ve buhara dirençli sentetik kauçuktur.
Tekrarlanan bükme veya esneme sonrası ortaya çıkan yüzey çatlamasıdır.
Elastomerin, şeklini değiştiren etkiler kaldırıldıktan sonra eski haline dönme yeteneğidir.
Bir kauçuğun gaz moleküllerini geçirme seviyesidir.
Sabit deformasyon altında zamanla kuvvet kaybı yaşanmasıdır.
Uygulanan kuvvetten veya sıkıştırmadan kaynaklı şekil değiştirmedir.
Malzeme içerisindeki boşluk oranıdır.
Doğrudan veya dolaylı güneş ışığına maruz kalmanın neden olduğu çizik, çatlak veya sıyrıklardır.
Kauçuğun yağ veya kimyasal madde emmesi sonucu hacminin büyümesidir.
Malzemenin deformasyon sonrası orijinal şekline dönme eğilimidir.
Pres veya buharla vulkanizasyondan farklı olarak kauçuk ürünlerin hava içinde vulkanize edilmesidir.
Daha düşük sıcaklıkta veya kısa sürede kauçuğun vulkanizasyonunu hızlandıran kimyasal katkı maddesidir.
Klorla sülfatlanmış polietilen esaslı, kimyasal dayanımı yüksek özel elastomer türüdür.
Sıcaklık artışı sonucu malzemenin boyutlarının genişlemesidir.
Elektriksel iletkenlik özelliği kazandırılmış; statik elektriği iletmek için kullanılan özel kauçuk türüdür.
Vulkanize olmuş kauçuk parçanın yüzeyinde veya kesitinde görülen hava boşluklarıdır.
Kauçuğu levha haline getirmek için kullanılan silindir sistemidir.
Sıkıştırma sonrasında malzemenin eski formuna tam olarak dönememesidir.
Metal, silindir veya tank yüzeylerinin kauçuk ile kaplanması işleminde kullanılan elastomer malzemelerdir.
Kullanılabilir kauçuk ürünü oluşturmak için polimerlerin ve diğer bileşenlerin bir araya getirildiği bileşimdir.
Doğal veya sentetik kaynaklardan elde edilen, elastik yapıya sahip polimer malzemelerin genel adıdır; elastomer ile eş anlamlı kullanılır.
Kalıplama öncesinde özel yapıştırıcılar uygulanarak kauçuğun ek parçaya yapıştırılması yöntemidir.
İki veya daha fazla farklı monomerin birleşmesiyle oluşan polimer yapıdır.
Katı maddenin, genellikle temas ettiği sıvı veya akışkanın bulunduğu yüzeyde aşınmasıdır.
Üretilmiş ürünlerin yüzeyinde yumuşatıcıların zamanla oluşturduğu toza veya süte benzer tortu görüntüsüdür.
Belirli bir uzama seviyesinde oluşan gerilim değeridir; elastomerlerde genellikle %100 uzamadaki çekme gerilimi olarak ifade edilir.
Kauçuk hamurunun işlenebilirlik seviyesini belirleyen viskozite ölçüsüdür.
Kloropren esaslı; yağ dayanımı, hava şartlarına dayanım ve mekanik mukavemet açısından avantajlı sentetik kauçuktur.
Akrilonitril ve bütadienin birleşmesiyle elde edilen; hidrolik sistemlerde, yakıt sistemlerinde ve O-Ring üretiminde kullanılan, yağlara yüksek dayanım gösteren elastomerdir.
Onlu tabanda gerçek değere en yakın olan standart/kesirli eşdeğer ölçüdür.
Kauçuğun oksijen ile reaksiyona girerek yaşlanmasıdır.
Kauçuk parçadan istenen özelliklerin en uygun kombinasyonunu sağlayan pişme halidir.
Ozonun neden olduğu yüzey çatlaklarına karşı direnç seviyesidir.
Belirli bir sıcaklıkta bir maddenin ağırlığının aynı hacimdeki suyun ağırlığına oranıdır.
Bir karışım sürecinde bir defada üretilen miktardır.
Kauçuk ürünün vulkanizasyon işleminin gerçekleştiği sıcaklıktır.
Şekil değişikliğinden sonra malzemenin yeni şeklini koruma eğilimidir.
Ham veya pişmemiş kauçuk karışımının plastikliğini ölçen araçtır.
Tekrarlayan molekül zincirlerinden oluşan büyük yapılı kimyasal bileşiklerdir.
Bir veya daha fazla basit maddenin farklı özelliklere sahip karmaşık bir malzemeye kimyasal olarak dönüştürülmesidir.
Aşınma dayanımı son derece yüksek elastomer türüdür; yüksek radyasyon ve ozon dayanımı ile bilinir.
Kauçuk ürünlerin depolama sırasında özelliklerini koruyabildiği süredir.
Stiren Bütadien Kauçuk; doğal kauçuğa benzer özellikler gösteren, otomotiv sektöründe ve lastik üretiminde yaygın kullanılan sentetik kauçuktur.
Endüstriyel olarak üretilen yapay elastomerlerdir.
Standart sertlik ölçme aleti ile uygulanan kuvvete karşı malzemenin gösterdiği dirençtir.
Kauçuk sertliğini ölçmek için kullanılan standart ölçüm sistemidir; 40 Shore A yumuşak, 90 Shore A sert olarak değerlendirilir.
Karışımın fonksiyonlarını yerine getirebileceği maksimum ve minimum sıcaklık limitleridir.
Çok geniş sıcaklık aralıklarında çalışabilen; gıda uygunluğu ve yüksek sıcaklık dayanımı gösteren özel elastomer türüdür.
Kauçuk karışımının erken pişmeye başlaması durumudur ve Mooney viskozimetre ile ölçülür.
Servis şartlarında değişme olmadan düşük sıcaklık etkilerine dayanma yeteneğidir.
İzafi harekete sahip olmayan parçalar arasında sızdırmazlık sağlayan contadır.
Yüzey temasından kaynaklanan harekete karşı gösterilen dirençtir.
Sıvıya batırmanın neden olduğu parçadaki hacimsel artıştır.
Isıtıldığında yumuşayan, soğuduğunda sertleşen; vulkanizasyon gerektirmeyen elastomer grubudur.
Vulkanizasyon sonrası tekrar eritilemeyen ve çözünmeyen kauçuk türüdür.
Kimyasal olarak birleştirilmiş üç farklı monomer içeren polimerdir.
Kauçuğun mekanik titreşimleri absorbe ederek çevreye aktarımını azaltmasıdır.
Karışımın basınçla kalıp kanallarından geçirilerek kalıp içini doldurduğu kalıplama metodudur.
Kauçuk malzemenin kopmadan önce ne kadar esneyebildiğini ifade eder.
Bir malzemenin akmaya karşı gösterdiği dirençtir.
Kauçuğun ısı, basınç ve kimyasal maddeler kullanılarak çapraz bağlanması ve dayanıklı hale getirilmesi işlemidir.
Kauçuğun yağların bozucu ve şişirme etkilerine karşı fiziksel özelliklerini koruyabilme yeteneğidir.
Bir materyalin elektriksel gerilmelerden dolayı delinmeye karşı direnç gösterme kabiliyetidir.
Ham karışımın proses esnasında optimum değerlerden farklı oranda pişmesidir.
Zaman içerisinde sıcaklık, oksijen, UV ışınları ve kimyasalların etkisiyle kauçukta oluşan fiziksel değişimlerdir.
Moleküllerin birbirine geçme hareketinden dolayı iki veya daha fazla maddenin birbirine karışmasıdır.
Bir kesik veya çatlağın ilerlemesine karşı gösterilen dirençtir.
Sertliği azaltmak, düşük sıcaklık özelliklerini geliştirmek ve prosesi kolaylaştırmak için elastomere eklenen maddedir.
Sıkıştırma ve baskıyla sızdırmazlık sağlayan yuvarlak kesitli elastik parçadır.
Kullanım için kabul edilebilir yüzey pürüzsüzlük derecesidir; genellikle mikrometre veya mikroinç cinsinden ifade edilir.
Bir kauçuğun, aynı belirlenmiş koşullar altındaki standart bir kauçuğa göre aşınma direncinin yüzde olarak ifade edilen ölçüsüdür.
Normal uzun süreli servis koşullarının bozucu etkisini kısa sürede yaklaştırmak için tasarlanmış test yöntemidir.
Bir hızlandırıcının etkinliğini artırmak için küçük oranlarda kullanılan katkı maddesidir.
Enerji kaynağı kaldırıldıktan sonra vulkanizasyon sürecinin devam etmesidir.
Bir malzemenin yaşlanmadan kaynaklanan bozulmaya karşı direnç gösterme yeteneğidir.
Kürleme sırasında malzeme ile kalıp yüzeyi arasında sıkışan havadan kaynaklanan yüzey izleri veya çöküntülerdir.
Oksidasyon, ozon, ışık ve bunların kombinasyonlarından kaynaklanan bozulmayı geciktiren katkı maddesidir.
Döngüsel deformasyonlardan kaynaklanan çatlamayı geciktiren katkı maddesidir.
Kütlece en az %35 aromatik hidrokarbon içeren hidrokarbon proses yağıdır.
Kauçuk ürünlerin basınçlı buhar kullanılarak vulkanize edildiği basınçlı kaptır.
Genellikle O-Ring'de sıkışmanın üst ve alt yüzeylerden uygulandığı, yüzey contası olarak da bilinen conta tipidir.
Ayırma çizgisine komşu kauçuğun yüzey altına çekilerek çukurlaştığı, çizginin yırtık göründüğü kalıplama hatasıdır.
Bir conta sızmasını ve ekstrüzyonunu (sıkışmasını) önlemek için contanın yanına yerleştirilen takviye halkasıdır.
Valsli makinenin silindirleri arasındaki açıklıkta biriken hamur/malzeme yığınıdır.
Numune üzerine işaretlenen bilinen mesafeli iki işaret; gerilme sırasında deformasyonu ölçmek için kullanılır.
Bir kalıp boşluğunu doldurmaya yetecek hacimdeki kauçuk karışım parçasıdır.
Vulkanize veya ham kauçuk yüzeyine sıvı bir katkı maddesinin sızmasıdır.
Üretim sırasında sıkışan gazlar veya uçucular nedeniyle yüzeyde veya içte oluşan kabarcık kusurudur.
Vulkanizat yüzeyine göç ederek yüzey görünümünü değiştiren sıvı veya katı madde filmidir.
Gözenekli veya sünger kauçuk üretiminde gaz oluşturarak hacim genişlemesi sağlayan katkı maddesidir.
Bir kauçuk contayı temas yüzeyine göre hareket ettirmek için gereken kuvvettir.
Kauçuk numunesinin ani darbe altında kırıldığı en yüksek sıcaklıktır.
Vulkanizatın yüzeyinin pürüzlü veya kadifemsi bir doku elde etmek için taşlanmasıdır.
Vulkanizasyon öncesinde sıkışan gazları dışarı atmak için kalıplama basıncının uygulanması, bırakılması ve yeniden uygulanmasıdır.
Elementel karbonun küresel koloidal parçacıklarından oluşan; öncelikle takviye ajanı olarak kullanılan malzemedir.
Küçük miktarlarda kimyasal reaksiyonu hızlandıran, kendisi ürüne dâhil olmayan kimyasaldır.
Gözenekli kauçukta duvarlarla kısmen veya tamamen çevrili küçük tek oyuktur.
İçinde açık, kapalı veya her iki tipte birçok hücre barındıran kauçuk için genel terimdir.
Kauçuk yüzeyinde, yüzey bozulması sonucu toza benzer kalıntı oluşmasıdır.
Genellikle çevresel etkenlerin zarar verici etkisiyle kauçuk yüzeyinde oluşan kısa ve sığ çatlaklardır.
Belirli kükürt içermeyen vulkanizasyon sistemlerinin (özellikle organik peroksitlerin) çapraz bağlama verimini artırmak için küçük miktarda kullanılan katkıdır.
Bir veya iki yüzeyine yapışkan polimerik malzeme uygulanmış esnek kumaş üründür.
Belirli bir sıcaklık aralığında derece başına düşen ortalama genleşme miktarıdır.
Kalenderlenmiş levha üzerinde yüzey pürüzlülüğünden oluşan kusurdur.
Oda sıcaklığında veya altında yer çekimi etkisiyle oluşan yavaş şekil değişimidir; creep olarak da bilinir.
Malzemenin doğrudan kalıp oyuğuna konarak, kalıbın kapanmasıyla ısı ve basınç altında şekillendirildiği kalıplama işlemidir.
Testten önce kauçuğun belirlenmiş şartlarda (zaman, sıcaklık, nem) bekletilmesidir.
Kauçuğu veya karışımı parçalamak için derin oluklu iki silindire sahip ağır vals makinesidir.
Işık kaynaklı yaşlanma sonucu kauçuk yüzeyinde oluşan rastgele, sığ çatlak örüntüsüdür.
Gerilimden kaynaklanan deformasyonun zamana bağlı kısmıdır.
Polimerin uzun zincirli moleküllerinin tekrarlayan düzende dizilmesidir; sertlik, dayanım ve düşük sıcaklık davranışını etkiler.
Vulkanizasyonun ilerlemesini ölçen test cihazıdır.
Bir malzemenin deformasyona uğradığında mekanik enerjiyi (histerezis yoluyla) ısıya çeviren özelliğidir.
Kalıplanmış kauçuk parçanın atık kenar çapaklarını temizlemek için kullanılan işlemlerdir.
Bir malzemenin birim hacim başına düşen kütlesidir; özgül ağırlık olarak da adlandırılır.
Nem absorbe ederek vulkanizasyon sırasında gözeneklilik riskini azaltan katkı maddesidir.
Ekstrüzyonla çıkan ürünün kesitinin, kalıp deliği kesitine göre genişlemesi farkıdır.
En az biri diolefin olan bir veya daha fazla monomer türünden oluşmuş polimerdir.
Bir vulkanizatın elektriksel gerilme sonucu oluşan delinmeye karşı direnç gösterme yeteneğidir.
Kayma kuvvetleri uygulanarak katkı maddelerinin kauçuk karışımı boyunca homojen biçimde dağıtılmasıdır.
Yüzey yapışmasını önlemek için kauçuk yüzeye toz uygulanmasıdır.